ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Temmuz 2013 Salı

Topuksuz Olsun Ayakkabı

           İyi Geceleeeerrr...
      Bugün de Ramazan-ı Şerif ayının 14 ünü bitirdik. Artık oruca alıştım diyebiliriz. İlk günler çok susuyordum ama artık vücudumda durumu idrak etti. Şükürler olsun ki vücudumun istekleri ile benim isteklerim hemen hemen aynı olmaya başladığından daha rahat etmiş durumdayım. Onların mutualist bir ilişkileri var, aynı yola baş koymuşlar bana hizmet ediyorlar işte :)
          Efendim, bugünde sadece hanımlardan oluşan bir derneğin iftarındaydık. Şimdi ortam malumunuz sırf bayan olunca, bayanlar arasında tatlı- sert bir rekabet olur özellikle şıklık konusunda. Çünkü her bayanın içinde az da olsa ben en şık olmalıyım duygusu yatmaktadır. Neyse galiba ben de de bu duygu azıcık kabardı mı, yoksa kendimce hadi bir değişiklik olsun mu dedim tam emin değilim. Şık bir kıyafet seçtim gardrobumdan. Ve bir de topuklu ayakkabı giyme gafletinde bulundum. Kendime asıl kızdığım nokta bu aslında, giy bir babet git di mi? Hadi topuklu giydin, bari 14 cm lik giyme. Üstelik son bir kaç aydır topuklu ile hiç yürümemişken. Özgüvenim tüm bu realistliklere rağmen öyle bir tavan yapmış olacak ki; bu hataların hepsini yapmış durumdayım. Şuan da da pişmanım. Çünkü topuklu ayakkabılarla yürürken dengem çok pis bozuldu ve az daha düşüyordum, biri kolumdan tuttu. Bir arada koltukların arasından geçerken iki kişiye takılıp ayaklarına bastım. Ve sonunda kendimde düştüm zaten, anlayacağınız rezil oldum... İşte bu nedenle (bakınız resim)...
            Beni tanıyanlar bilirler, aslında hep spor takılırım. Hatta genelde çok sevdiğim bir kot eteğim vardır, her yere onu giyerim. Ayakkabı olarakta Nike çok konforlu gelir bana, üstüne de bir ceket alırım en rahatından, tamam işte bitti gitti... Ama galiba toplum baskısı böyle bir şey; "bütün kızlar giyer topuklu, sen de giy". Yok arkadaş; ben ekonomik boylu halimle koşar pozisyonda hızlı hızlı yürümeyi çok severim. Lütfen sevgili bayanlar; topuklu giyerek; içimde yatan ama her an dışarı çıkmaya müsait olan o "şıkır kız modelini" depreştirmeyin. Bakın sonra hep böyle şeyler başıma geliyor...
           Gülelim istedim bu yazımda hem de sosyal mesajı da verdim sanırım. Hadi ben kaçtım. Sizlere mutlu Salılar diliyorum...

22 Temmuz 2013 Pazartesi

13. Ramazan

        İyi Geceler Herkeslere..
      İftardan kalktık, tıka basa yemek yemek aman Allah'ım çok fena bir şey. Her gün diyorum kendime, "bak bugün az ye, sonra sen pişman oluyorsun" diye. Ama yok arkadaşım; dayanamıyorum. Gözüm dönüyor resmen...
        Bugün halamın yazlığında iftardaydık. İftar vaktinden çok önce gittik, hem dedik yardım ederiz. Hem de akşam vaktinden önce bahçede ki meyvelerden toplarız...
      Asmanın altında özel olarak ışıklandırılmış kamelyalarda açtık orucumuzu. Sülalemizin küçücük(!) bir kısmı 40 kişi upuzun serilmiş masalarda iftar yaptık. Böylesi de oldukça zevkli. Bir de masanın baş köşesine beni oturttular sağ olsunlar :) tüm herkesi görme şansını yakaladım...
      Günün favori yemeği halamın yaptığı kakuleli ve bademli pilavdı. Tatlıyı Ayşe Teyzem yapmıştı; elmalı turta; hastası olduğum bir tatlıdır kendisi. Nasıl da bilmiş sevdiğimi... 




      Resimde gördükleriniz, yazlıkta ki meyvelerin sadece bir kaçı. Özene bezene, bir çok emekle yetiştirilen bu meyvelerin tatları da çok lezzetli oluyor haliyle. İstanbul da organik meyve bulmak biraz zor olunca, bizde bulmuşuz madem, tadına vara vara yemeye çalışıyoruz...
       Bu gecelik yazacaklarım bu kadar...
      Her yazıda kendimi biraz daha anlatmak, kendimden bir parça daha bırakmak, elimden geleni en güzel şekilde yapmak ve dahi hayatıma renk katmak... İşte bu oluşlar beni halen diri tutmakta bu hayatta. Neyse lafı daha fazla uzatmadan hoşça kalın efendim...